ARAZÝ YÖNETÝMÝ TERÝMLERÝ S Ö Z L Ü Ð Ü
Hüseyin ERKAN S. Gökþin SEYLAM Ahmet YAÞAYAN
açýk alan [Ýng. open space]: Ýmar, tarým ve orman alanlarý dýþýnda kalan, insanlarýn etkin olduklarý alanlarýn dýþýndaki alanlar.
açýk maden ocaðý [Ýng. open-cast mine]: Yeryüzünün üst kýsmýnda bulunan, üst katmanlarýn kaldýrýlmasý ile çýkarýlan kömür vb maden ocaðý.
açma: Ormandan aðaç kesme yoluyla tarýma elveriþli bir duruma getirilen arazi.
ada bölümü krokisi [Ýng. island index map]: Kadastro çalýþma alaný içerisinde yer alan, kadastro adalarýný gösteren kroki.
ada fihristi [Ýng. island index.]: Kentsel arazi düzenlemelerinde adalarýn hangi kadastro ve imar paftasýnda yer aldýðýný gösteren çizelge.
ada numarasý [Ýng. island number.]: Kadastro çalýþmalarýnda, 101’den baþlayarak, kadastro adalarýna verilen numara.
ada paftasý [Ýng. island type map ]: Kadastro adalarýný esas alan, ada gruplarý ile oluþturulmuþ çizim sistemi, pafta türü.
afet alaný [Ýng. disaster area.]: Deprem, heyelan, çýð, orman yangýný ve taþkýn gibi doðal afetlere yatkýn alan.
afet yönetimi [Ýng. disaster management.]: Afet sonucu doðacak olaylarýn incelenmesine, zararlarýn en aza indirilmesine yönelik afet öncesinde, afet sýrasýnda ve sonrasýnda yapýlmasý gereken çalýþmalarýn planlanmasý ve uygulanmasý için toplumun tüm kaynaklarýnýn ve kurumlarýnýn sürece katýlarak yönetilmesi.
aile hukuku [Ýng. family law]: Aile bireyleri arasýndaki, evlenme, boþanma gibi iliþkileri düzenleyen yasal kurallar bütünü.
aile konutu [eski: mesken, Ýng. residential building]: Ailenin sürekli oturmasýna ayrýlan konut.
akaçlama [eski: drenaj, Ýng. drainage]: Topraktaki fazla suyu akýtmak için yapýlan düzenleme, drenaj.
altyapý [Ýng. infrastructure]: Bir yerleþim bölgesi, sanayi kuruluþu için gerekli olan yol, su, elektrik, iletiþim, vb yapýlarýn tümü, teknik altyapý.
alüminyumlu pafta [Ýng. aliminium map sheet.]: Kadastral planlarýn çiziminin yapýldýðý, orta tabakasý alüminyum alaþýmlý, alt ve üst tabakalarý kaðýt olan, çizim altlýðý.
ana plan [eski: nazým imar planý, Ýng. master plan, general plan ]: Bir kentin genel yerleþme ilkelerini ve geliþme biçimini ana çizgileri gösteren ve uygulama planlarýna temel olan plan, master plan.
ana sicil [eski: asli sicil. Ýng. prencipial register]: Taþýnmaz mallarýn iyelik bilgilerini, hak ve yükümlülüklerini gösteren, devletin güvencesi altýnda olan tapu kütüðü, yevmiye defteri, plan ve diðer resmi belgeler bütünü.
çevre [Ýng. environment]: Bir organizmanýn var olduðu ortam ya da koþullar; doðal fiziksel öðeleri ve etkileþtiði insan ürünü koþullar.
Çevrebilim [Ýng. ecology]: Canlý varlýklarýn içerisinde yaþadýklarý doðal ortamlarý ile inceleyen bilim dalý, Ekeoloji.
çevre analizi [Ýng. environmental analysis]: Belirli bir arazinin topoðrafik, jeolojik, hidrolojik ve kültürel özellikleri gibi çevresel özelliklerinin irdelenmesi.
çevre deðerlendirmesi [Ýng. environmental assessment]: Bir projenin, ya da araziye iliþkin bir eylemin çevre açýsýndan yararlý olup olmayacaðý ve çevresel etki raporunun gerekip gerekmediðini saptamak amacýyla yapýlan inceleme.
çevre düzeni planý [Ýng. environmental plan]: Ülke ve bölge plan kararlarýna uygun olarak her türlü yerleþme ve arazi kullaným kararlarýný belirleyen plan.
çevre koruma [Ýng. environmental protection]: Potansiyel olarak tehlikeli atýk maddelerin çevreye boþaltýlmasýnýn en aza indirilmesi, ya da önlenmesi amacýyla yapýlan çalýþmalar, kaynaklarýn bu gereksinime uygun yönetimi.
çevre mühendisliði [Ýng. environment engineering]: Çevrenin korunmasý, kirliliðin azaltýlmasý, daha iyi bir çevrenin oluþturulmasý ile ilgili teknolojilerin tasarlanmasý, çevre süreçlerinin irdelenmesi ve önlemler alýnmasý konusunda iþlevi ve yetkisi olan mühendislik dalý.
çevre planlamasý [Ýng. einviromental planning]: Bir kentin çevresi ile birlikte tasarlanmasý gerekli bölgeleri, bölgesel planlamalarla iliþki kurularak hazýrlanan koruma, kullanma ve yerleþme düzenlemeleri için yapýlan planlama.
çevre yolu [Ýng. beltway]: Ana ulaþým yollarý ile baðlantýlý, genellikle kenti çevreleyen ulaþým aðý.
çevre yönetimi [Ýng. environmental management]: Toprak, su ve hava gibi doðal kaynaklarýn kullanýlmasý ile ilgili çevre etkisini göz önünde tutan, uygulamalarýn tümü ve bununla ilgili planlama, programlama ve izleme etkinliði.
çevresel denge [Ýng. ecological balance]: Bayýndýrma önlemleri ile birlikte var olan doðal yapýnýn korunmasý ve güçlendirilmesi.
çevresel etki deðerlendirmesi [Ýng. enviromental impact assessment]: Yeni geliþme ve projelerin çevreye olabilecek sürekli ya da geçici etkilerinin toplumsal sonuçlarý ve seçenekli çözümleri de içine alacak biçimde analizi ve deðerlendirilmesi, ÇED.
çevresel etki raporu [Ýng. enviromental impact statement]: Çevresel etki deðerlendirme çalýþmalarýný gösteren ayrýntýlý rapor. ÇED raporu.
çevreye duyarlý alan [Ýng. enviromental sensitive area]: Doðal yerleþmeleri ve süregelen geleneksel tarýmsal etkinlikleri koruma amaçlý, yoðun tarýmdan geleneksel tarýma dönmek için özel önlemler almak gereði duyulan alan.
çizgi harita [Ýng. line map]: Ayrýntýlarý soyut nokta ve çizgilerle gösteren, kaðýt üzerine çizilmiþ, basýlarak çoðaltýlmýþ ya da çoðaltýlmamýþ, alýþýlmýþ harita türü, analog harita.
çizim [eski: tersimat, Ýng. drawing, plotting]: 1) Ölçü deðerlerini kullanarak, kaðýt üzerinde ya da ekranda harita ve plan oluþturma iþi. 2) Fotogrametrik stereomodel üzerinde haritada bulunmasý gerekli ayrýntýlarý çizme iþi.
çok amaçlý kadastro [Ýng. multi purpose cadatre]: Genel amaçlarýnýn ötesinde, kadastronun sürdürülebilir geliþme planlarý için gerekli bilgileri de içeren kadastro türü.
çöplük [Ýng. dump site]: Katý atýklarýn boþaltýlýp üstü açýk býrakýlan atýk tasfiye alaný.
dalgakýran [Ýng. jetty]: Dalga, gelgit ve akýntýlardan korumak amacýyla, deniz, göl ve ýrmak kenarlarýna yapýlan set, yapý.
deðer [eski: kýymet, Ýng. value]: Satýlabilir, deðiþtirilebilir bir nesnenin, çeþitli ölçütlere göre belirlenmiþ parasal karþýlýðý.
deðer artýþ vergisi: Bir kamu hizmeti sonunda taþýnmaz malýn artan deðeri üzerinden alýnan vergi.
deðer haritasý [Ýng. value map]: Arsa ve arazilerin birim fiyatýný gösteren ve belli zaman aralýklarýnda üretilen harita
deðerleme [Ýng. valuation, assesment]: Bir taþýnmaz malýn belli ölçütlere göre, güncel, kira, kullaným ya da yatýrým deðeri gibi deðerlerinin belirlenmesi iþi.
deðerleme uzmaný [Ýng. apraiser]: Bir taþýnmaz malýn, belirli ilkelere göre, deðerlemesini yapabilen, deðerleme uzmanlýðý lisansý bulunan kiþi.
deðiþebilir sýnýr [Ýng. changeable boundary]: Doðal ve yapay iþaretlerle belirli olmayan, geniþleme uygun taþýnmaz mal sýnýrý.
deniz seddi [Ýng. seawall]: Sahili koruyan ve iç kýsýmlara taþmalarý önleyen deniz kenarlarýndaki saðlam duvar.
devre mülk: Bir konutun ya da bir yapýnýn baðýmsýz bölümünün ortak iyelerinin, ortaklýk paylarýna uygun olarak yýlýn belirli dönemlerinde yararlanmasýný saðlayan irtifak hakký.
devre tatil: Tatil yapýlan bir kuruluþtan, belirli zaman dilimlerinde yararlanma hakký.
dinlenme yeri [Ýng. recreation area]: Kentsel alanlarda insanlara dinlenme ve eðlenme gereksinimleri için ayrýlan ve kiþi baþýna büyüklüðü yasayla belirtilen alan, rekreasyon alaný.
direy [Ýng. fauna]: Bir bölgedeki hayvan türleri ve daðýlýmý, fauna.
Dirlik: Osmanlý Ýmparatorluðunda, bir hizmet karþýlýðýnda, kullaným hakký verilen taþýnmaz mal ve bu nitelikteki toprak kullaným sistemi.
doða koruma alaný [Ýng. nature protection area]: Doðal çevrenin korunmasý ve araþtýrýlmalarý için ayrýlmýþ alan.
doðal kaynak [Ýng. natural resource]: Yer yüzünde ve yer altýnda bulunan, aðaç, temiz su, madenler gibi zenginlik kaynaðý olan, insan yaþamý için deðer oluþturan þeyler.
doðal sýnýr [eski: tabii hudut, Ýng. natural boundary]: Doðanýn oluþturduðu, göl, deniz kenarý, ýrmak kenarý ya da uçurum gibi doðal oluþumlu parsel sýnýrý.
doðrudan tescil [eski: resen tescil, Ýng. ]: Ýmar, arazi toplulaþtýrma vb uygulamalar sonucunda ortaya çýkan ve ilgilisinin baþvurusu olmaksýzýn yapýlan tescil.
doðruluk [eski: hassasiyet, Ýng. accuracy]: Ölçülerin ya da ölçülerden elde edilen büyüklüklerin gerçek deðere yakýnlýðýný gösteren, genellikle karesel ortalama hata ile ölçülen nitelik.
dolgu [Ýng. riprap]: Set erozyonunu önlemek için düzensiz biçimde bir araya konmuþ kaya parçasý, taþ, ya da betondan yapýlmýþ duvar.
dolu pafta [Ýng. frame sheet]: Ülke düzeyinde ya da bir kent ve kasaba için düzenlenmiþ pafta bölümleme sisteminde oluþturulmuþ pafta çizim türü.
dönüm: Yasal olarak 1000 metre kare biçiminde belirlenmiþ alan ölçüsü birimi.
durum haritasý [Ýng. city map, town map]: Mekansal düzenlemelere altlýk olmak, kent ve kasaba yönetiminde kullanmak amacýyla yaptýrýlan harita, halihazýr harita.
duyarlýk [eski: hassasiyet, Ýng. precision]: 1) Bir ölçü kümesindeki ölçülerin birbirlerine yakýnlýðýný, uyumluluðunu gösteren, genellikle karesel ortalama hata ile ölçülen nitelik. 2) Ölçü aletlerinin ölçebileceði en küçük miktar ile ilgili nitelik, çözünürlük. incelik.
düzeltme [eski: tashih, eski Ýng. rectification]: Tapu kütüðündeki yanlýþ kaydýn belgelere uygun duruma getirilmesi.
düzeltmeler sicili [eski: tashihler sicili, Ýng. rectification recister]: Tapu kütüðü ve kadastro planlarýnda yapýlan düzeltmelerin kaydedildiði sicil
düzenleme alaný [Ýng. land consolidation area]: Kentsel ve kýrsal alanlarda yapýlacak düzenlemelerin sýnýrlarý içinde kalan alan.
düzenleme ortaklýk payý: Kýrsal ve kentsel alan düzenlemelerinde, kamusal gereksinim için, düzenlemeye katýlan parsellerden kamuca alýnan yasal miktar.
eðim haritasý [Ýng. slope index map]: Araziyi eðim gruplarýna ayýrarak gösteren, çeþitli arazi yönetim projelerinde yararlanýlan harita.
eklenti [eski: teferruat, müþtemilat]: Kullaným ya da iþletilmesi için gerekli olan ve taþýnmaz mala baðlý bulunan kömürlük vb taþýnýr, taþýnmaz öge .
ekosistem [Ýng. ecosystem]: Birbirleriyle ve cansýz ortamla iliþki içinde olan kendi içinde yeterli bitki ve hayvan topluluðu.
elbirliði iyeliði [eski: iþtirak halinde mülkiyet, Ýng. tenancy in common colletive, collective proporty]: Pay oranlarý belli olmaksýzýn birden çok kiþinin bir taþýnmaz mala iye olmasý.
elkoyma [eski: müsadere]: Gerekli durum ve koþullarda, ülkenin çýkarlarý doðrultusunda, kimi kurum ve kiþilerin taþýnmaz mallarýnýn, yazýlý bir kararla hükümet buyruðuna alýnmasý.
emlak alým-satým vergisi: Taþýnmaz malýn ya da yararlanma hakkýnýn el deðiþtirmesi sýrasýnda alýnan vergi.
emlak beyan deðeri: Taþýnmaz mal iyeleri tarafýndan belediyelere bildirlen taþýnmaz mal deðeri, taþýnmaz mal beyan deðeri.
emlak komisyonculuðu: Taþýnmaz mallarýn alýnmasý, satýlmasý, kiraya verilmesi vb iþlerde kiþiler arasýnda aracýlýk iþi.
emlak vergisi [Ýng. land tax]: Taþýnmaz malýn deðeri üzerinden her yýl alýnan vergi. taþýnmaz mal vergisi.
enerji korunmasý [Ýng. energy conservaton]: Enerji kaynaklarýnýn akýlcý ve denetimli kullanýlmasý ile ilgili her türlü önlem ve etkinlikler.
eþya hukuku [Ýng. real law]: Eþya üzerindeki egemenlik haklarýný düzenleyen hukuk kurallarý.
fen kontrol memuru: Kadastronun teknik yönlerini denetleyen ve kadastro komisyon üyesi olan eleman.
fen memuru: Kadastronun teknik bölümünde görevli, diðer kurum ve kuruluþlarda, belediyelerde de benzeri görevler yapan yetkili eleman.
Fotogrametri [Ýng. Photogrammetry]: Fotoðraf yardýmý ile ölçme ve bilgi toplama bilimi ve teknolojisi.
fotogrametrik harita yapýmý [Ýng. photogrammetric mapping]: Hava fotogrametrisi yöntemi ile haritalarýn üretilmesi.
fotoplan [Ýng. photoplan]: Düz alanlarýn hava fotoðraflarýnýn tam düþeye dönüþtürülerek ve ölçeklendirilerek oluþturulmuþ, geometrik olarak harita özelliði taþýyan fotoðrafik ürün.
gecekondu [Ýng. shanty, squatter house]: Yasalara ve imar kurallarýna aykýrý olarak, gerçek ya da tüzel, kamusal ve özel kiþilerin topraklarý üzerine yapýlan yoksul halk kesimlerinin üzerinde yaþadýklarý yapý, barýnak türü.
gecekondu bölgesi [Ýng. shanty-town]: Gecekondu yapýlarýndan oluþan kent kesimi.
gecekondu iyileþtirme bölgesi [eski: gecekondu ýslah bölgesi]: Gerekli kamu hizmetleri götürülerek iyileþtirilmesi planlanan ve bu amaçla ayrýlan yerleþme alanlarý.
gecekondu önleme bölgesi: Gecekondu yasasýna göre konut yapýmýna ayrýlan bölge.
geçerli sýnýr: Taþýnmaz mal iyelerinin kendi aralarýnda anlaþarak oluþturduklarý taþýnmaz mal sýnýrý.
geçici not [eski: muvakkat þerh, Ýng. remark, note]: Tapu iþlemlerinde ilgilisinin haklarýnýn bir tehlikeye uðramamasý ve hakkýný kanýtlama veya eksiðini tamamlamak için tapu sicilinde ayrýlan bölüme düþülen not.
geçit hakký [Ýng. right of way; right of access]: Bir kimsenin iyesi olduðu taþýnmaz maldan diðer bir taþýnmaz mala ya da yola geçebilmek için üçüncü kiþilere tanýnan hak.
genel sýnýr [Ýng. general boundary]: Kadastro çalýþmalarýnýn yapýlacaðý alaný gösteren, köy ya da mahalleyi çevreleyen sýnýr.
genel sýnýr krokisi [Ýng. general borundary sketch]: Kadastro çalýþma alanýný belirleyen sýnýrý gösteren kroki.
gerçek deðer [eski: cari kýymet, Ýng. market value]: Taþýnmaz mallarýn kamulaþtýrýlmasýnda ödenecek miktarýn belirlenmesinde ölçü alýnan ve iþlem sýrasýnda serbest oluþan deðer.
grafik kadastro [Ýng. graphical cadastre]: Herhangi bir koordinat sistemi oluþturulmaksýzýn kapalý poligonlar yardýmý ile yapýlan kadastro türü.
grafik kadastro paftasý [Ýng. graphical cadastre map sheet]: Grafik kadastro uygulamalarý sonucunda elde edilmiþ kadastro planý, grafik pafta.
güncel deðer [eski: rayiç bedel, Ýng. market value]: Taþýnmaz malýn belirl bir gündeki deðeri.
hacizler sicili: Haczedilen taþýnmaz mallarýn yazýldýðý sicil.
ham toprak [eski: hali arazi]: Tarým alanýna dönüþtürülmeyen, ekonomik yararý olmayan arazi.
hamur kuralý: Kýrsal ve kentsel alanlarda, iyelik durumuna bakýlmaksýzýn yapýlacak yeni düzenlemenin kurallarý.
harita [Ýng. map]:
harita mühendisliði [Ýng. surveying engineering]: Temel topoðrafik, kadastral ve durum haritalarýnýn üretiminde görevli ve sorumlu olan, her tür arazi projelerinde diðer meslek elemanlarý ile birlikte projeler üretebilen, bu projeleri yönetebilen, uygulayan, ilgili donaným ve yazýlýmlarý kullanabilen ve bu nitelikleri kazandýrýcý eðitim gören mühendislik alaný, harita ve kadastro mühendisliði, jeodezi ve fotogrametri mühendisliði.
has topraklar: Bakan ve Devlet adamlarýna kullaným hakký verilen, iyeliði Osmanlý sultanlarýna ait olan topraklar.
hata sýnýrý [eski: tecvizi hata, Ýng. maximum error, tolerance]: Ölçme pratiðinde, ölçü sonuçlarýnýn duyarlýk ya da doðruluklarýnýn deðerlendirilmesinde aþýlmamasý gereken ve karesel ortalama hatanýn genellikle üç katý olarak alýnan deðer, hata toleransý.
Hava Fotogrametrisi [eski: havai fotogrametri, Ýng. Aearial Photogrammetry, aerial suvey, Aero Photogrammetry]: Uçaktan çekilen fotoðraflar ile çalýþan, orta ve büyük ölçekli harita üretiminde yoðun ve yaygýn olarak kullanýlan fotogrametri yöntemi.
havza yönetimi [Ýng. watershed manegement]: Su toplama havzalarýnda, doðal kaynaklardan en iyi þekilde yararlanabilmek için gerekli planlama ve geliþtirme etkinliklerini de içeren yönetim biçimi.
Hidroloji [Ýng. Hydrology]: Yeryüzeyi ve yer altý sularý, bunlarla ilgili konularý inceleyen bilim dalý, su bilimi.
hidroloji haritasý [Ýng. hydrological map]: Akarsu, göl vb su varlýðýnýn ögelerini gösteren orta ölçekli tematik harita.
hidrolojik inceleme [Ýng. hydrologic study]: Bir alanýn su varlýðýnýn niceliksel deðerlendirilmesi, taþkýn denetimi gibi sularýn deðiþik yönlerinin sistematik olarak deðerlendirilmesi.
hukuki kadastro [Ýng. juridical cadastro]: Kayýtlardaki kadastro bilgilerinin ve kadastro planlarýnýn devlet güvencesi altýnda olan kadastro türü, hukuksal kadastro.
identifikasyon [Ýng. identification]: Fotogrametrik kadastro çalýþmalarýnda daha sonraki stereo deðerlendirmede kullanýlmak üzere taþýnmaz mal sýnýrlarýnýn, arazi kadastrosu çalýþmalarýnda büyütülmüþ hava fotoðraflarý üzerinde gösterilmesi iþi.
identifikasyon fotoðrafý [Ýng. identification photograph]: Fotogrametrik yöntemle arazi kadastrosu çalýþmalarýnda taþýnmaz mal sýnýrlarýný gösteren büyütülmüþ hava fotoðrafý.
Ýkta:
iltizam sistemi: Osmanlý Ýmparatorluðunda, týmar sisteminin kaldýrýlmasýndan sonra, peþin vergi karþýlýðýnda topraðýn kullaným hakkýnýn kiþilere verilmesi sistemi.
imar [Ýng. development]: Yerleþme bölgelerinin geliþip güzelleþmesi, yaþam koþullarýna uygun hale getirilmesi, bununla ilgili kurallar bütünü. bayýndýrma.
imar adasý: Ýmar planlarýndaki yol, nehir, göl vb ile çevrili parseller topluluðu.
imar hakký [Ýng. development right]: Kamu kuruluþlarý ve belediyelerin, plnlama, imar ve inþaat hizmetleri sonucunda taþýnmaz mal sahiplerine saðladýðý haklar.
imar ýslah planý: Düzensiz ve saðlýksýz biçimde geliþmiþ yerleþme bölgelerinde uygulanmak üzere hazýrlanan, mevcut durumu da dikkate alan iyileþtirme planý, ýslah imar planý.
imar ihya: Orman dýþýnda kalan ve Devletin iyeliðinde bulunan, herhangi bir kamu hizmetine verilmemiþ tarým dýþý arazinin, emek ve para harcayarak tarým alanýna dönüþtürülmesi.
imar parseli [Ýng. lot, plot]: Kent ya da kasaba imar düzenine uygun olarak olarak oluþturulmuþ taþýnmaz mal, parsel.
imar planý [Ýng. development plan]: Kent ya da kasaba halkýnýn insanca yaþamasýný saðlamak amacýyla; oturma, çalýþma, dinlenme ve ulaþým yerlerinin ve bölgelerin kullaným biçimleri ile taþýnmaz mallarý düzenleyen belge.
imar planý uygulamasý: Taþýnmaz mallarýn imar planýna uygun duruma getirilmesi ve tapu sicilinin buna göre yeniden düzenlenmesi.
imar projesi [Ýng. developement desing]: Yerleþme bölgelerinin geliþtirilmesi,yaþam koþullarýna uygun duruma getirilmesi için yapýlan hesap, çizim ve görünüm çalýþmalarý.
ipotek [eski: rehin, Ýng. hypothecation, mortgage]: Belirli bir miktar ve süre için saðlanacak kredi ya da doðmasý olasý bir borç için taþýnmaz malýn güvence olarak gösterilmesi ve bu durumun tapu kütüðüne kaydedilmesi, taþýnmaz mal tutusu, tutu.
ipotek belgesi [Ýng. hypothec document]: Ýpotek iþlemi sonunda tapu sicil yetkililerince alacaklýya verilen belge.
ipotek derecesi [Ýng. ]: Ayný taþýnmaz maldaki birden çok ipoteðin birbirine karþý üstünlüðünü gösteren ve tapu kütüðünde de belirtilen sýralama.
ipotekli borç senedi [Ýng. mortgage]: Güvence altýna alýnan taþýnmaz malýn, paraya çevrildiðinde alacaðýn karþýlanmamasý durumunda, borçlunun diðer mallarýnýn paraya çevrilerek eksiðin tamamlanmasýný saðlayan, baþkasýna da devredilebilen özelliði olan ipotek türü.
irtifak hakký [Ýng. servitude; easement, servitude]: Taþýnmaz mallar üzerinde baþkalarýnýn yararlanmasý için kurulmuþ, yararlanma, geçit vb haklar.
iskan [Ýng. settlement]: Bir topluluðun, yaþamlarýný sürdürmeleri için, baþka bir bölgeye yerleþtirilmeleri, yerleþtirme, yurtlandýrma.
iye [eski: malik, Ýng. owner, proprietor]: Kendisinin olan bir þeyi, yasaya uygun olarak dilediði gibi kullanabilen kimse, sahip.
iyelik hakký [eski: mülkiyet hakký, Ýng. tenure, ownership right]: Bir taþýnmaz mal üzerindeki yasal egemenlik ve bu durumu güvence altýna alan hak.
iyi niyet [eski: hüsnü niyet, Ýng. bona fide]: Herhangi bir kiþi ya da konu için hiçbirkötü düþünce beslememe.
jeoloji haritasý
kaba hata [Ýng. gross error, blunder]:Ölçmeler sýrasýnda ölçme aletinden ya da hesaplamalar sýrasýnda çalýþanlarýn özensizliðinden kaynaklanan büyük ölçü ve hesaplama hatasý.
kadastro [Ýng. cadastre]: Bir ülkedeki her tür taþýnmaz malýn, sahibi, yeri, yüzölçümü, sýnýr ve deðerlerinin Devlet eliyle saptanýp plana baðlanmasý iþi.
kadastro adasý [Ýng. cadastral islande]: Irmak, deniz, göl, yol gibi doðal ve yapay sýnýrlarla çevrelenmiþ parseller topluluðu, ada.
kadastro arþivi [Ýng. cadastral archive]: Kadastro planlarýnýn güvenliðinin aðlanmasý amacýyla, plan ve bunun oluþturulmasýna yarayan tüm belgelerle plandaki deðiþikliði gerçekleþtiren belgelerin kopyalarýnýn merkezde toplanmasý sonucu meydana getirilen arþiv.
kadastro bilgi sitemi [Ýng. cadatral information system]: Kadastro sisteminin iþletilmesi, yönetilmesi ile oluþturulmuþ mekansal bilgi sistemi.
kadastro bilirkiþisi [Ýng. expert witness]: Kadastro çalýþmalarý sýrasýnda, taþýnmaz mal iyeleri ve sýnýrlarý konusunda bilgisine baþvurulan ve nitelikleri kadastro yasasýnda belirtilen uzman kiþi, bilirkiþi.
kadastro bölgesi [Ýng. cadastral area]: Kadastro çalýþmasý yapýlacak il ya da ilçe sýnýrlarý içinde kalan alan, kadastro projesi alaný.
kadastro çalýþma alaný [Ýng. cadastre project area]: Kadastrosu yapýlan ya da yapýlacak köy ya da mahalle.
kadastro deðeri [Ýng. cadastral value]: Kadastro çalýþmalarý sýrasýnda belirli kurallara göre taþýnmaz malýn saptanan deðeri.
kadastro güncellemesi [Ýng. revision of cadastre]: Güncelliðini yitirmiþ eski kadastro planlarýnýn ve diðer bilgilerin güncel duruma getirilmesi için yapýlan iþlemler, kadastro revizyonu, güncelleme.
kadastro harcý: Kadastro çalýþmalarý tamamlandýktan sonra, taþýnmaz mal sahiplerinden alýnan katký payý.
kadastro haritasý [Ýng. cadastral map]: Taþýnmaz mallarýn sýnýrlarýný, üzerindeki yapý, duvar vb bilgileri gösteren, ada ve parsel numaralarý bulunan, eþyükselti eðrileri olan ya da olmayan harita, kadastro planý.
kadastro ilaný: Kadastro çalýþmalarýndan önce ve sonra, durumu ilgililerine açýklayan ve hukuki sonucu olan duyuru, ilan.
kadastro komisyonu: Kadastro çalýþmalarýnýn sonuçlarýna yapýlan itirazlarý incelemek ve karara baðlamak üzere oluþturulan kurul.
kadastro mahkemesi [Ýng. a cadastral court]: Kadastro çalýþmalarý sonunda ortaya çýkan anlaþmazlýklara bakmakla görevli ve yetkili özel yargý birimi.
kadastro müdürlüðü: Kadastroyu yapmak ve kadastro planlarýný güncel tutmakla yetkili ve yükümlü yönetim birimi.
kadastro mühendisi [Ýng. cadastre engineer]: Kadastro çalýþmalarýný yürüten, yöneten ya da denetleyen uzman harita mühendisi.
kadastro ölçme yöntemi [Ýng. cadastral surveying method]: Kadastro ölçmeleri sýrasýnda uygulanan, prizmatik, takeometrik alým gibi adlar verilen ölçme türü, kadastral ölçme yöntemi.
kadastro ölçmesi [Ýng. cadastral surveying]: Kadastro çalýþmalarýnda ya da güncelleme ve yenileme çalýþmalarýnda uygulanan ölçme türü ve ölçme iþlemi.
kadastro paftasý [Ýng. cadastral map sheet]: 1) Kadastro planlarýnýn üzerine çizildiði altlýk. 2) Kadastro plan ve haritalarýndan her biri, kadastro planý, kadastro haritasý.
kadastro parseli [Ýng. cadastral parcel]: Kadastro çalýþmalarýnda sýnýrlarý belirli olan arazi parçasý, taþýnmaz mal.
kadastro planý [Ýng. cadastral plan]: Eþyükselti eðrileri olmayan harita. kadastro haritasý.
kadastro projesi [Ýng. cadastre project]: Bir ülkede ya da bir bölgede kadastro yapmayý amaçlayan ya da kadastro sistemini kurmayý amaçlayan proje.
kadastro sistemi [Ýng. cadastral system]: 1) Taþýnmaz mallar ile özel ve tüzel kiþiler arasýndaki iliþkileri düzenleyen güvence altýnda tutan kurallar ve yöntemler bütünü. 2) Ülkeden ülkeye deðiþen nitelikleri olan kadastro türü, kadastral sistem.
kadastro tutanaðý: Kadastro çalýþmalarý sýrasýnda taþýnmaz mallarýn iyelik durumlarýnýn ve kazaným biçimlerinim açýklandýðý, muhtar ve bilirkiþilerin katýlýmýyla görevli olanlarca düzenlenen belge, tutanak.
kadastro üyesi [eski: tapu azasý]: Kadastro çalýþmalarý sýrasýnda taþýnmaz mallarýn iyelik durumunu inceleyen kurulun yöneticisi, kurul üyesi.
kadastro yargýcý [eski: kadastro hakimi]: Kadastro mahkemesinde görev yapan hukuk adamý, yargýç.
kadastro yenilemesi [Ýng. renovation of cadastre]: Teknik nedenlerle ya da kadastro planlarýnýn uygulama niteliðinin kaybolmasý ile kadastronun yeniden yapýlmasý, yenileme.
karton pafta: Niteliksiz kartonlara çizilmiþ kadastro planý.
kamu orta malý: Kamunun yararlanmasýna ayrýlan ve tapu sicilinde özel sicile kaydedilen, mera, otlak, yaylak vb taþýnmaz mallar.
Kamu Ölçmeleri [Ýng. official surveying]: Kadastro, imar uygulamalarý, kamulaþtýrma, kýrsal ve kentsel toprak düzenlemeleri ile ilgili Ölçme Bilgisi, alaný ve bu alaný içeren bilim dalý.
kamu taþýnmaz malý: Devletin iyeliði altýndaki taþýnmaz mal.
kamu yararý [eski: amme menfeati, Ýng. public interest]: Yapýlan ve yapýlacak iþlemlerde kamusal yararýn ön planda tutulmasý.
kamu yönetimi [eski: amme idaresi, Ýng. public administration, public management]: 1) Devlet eliyle yönetilen iþlerin tümü, 2) yürütme organýnýn kamu hizmetlerine iliþkin etkinlikleri.
Kamulaþtýrma [eski: istimlak, Ýng. expropriation]: Kamu yararýna projelerin uygulanmasýnda, özel iyelik konusu taþýnmaz mallarýn karþýlýðý ödenerek kamuya kazandýrýlmasý.
kamulaþtýrma bedeli [eski: istimlak bedeli, Ýng. expropriated value]: Kamulaþtýrma yapan kuruluþ tarafýndan, taþýnmaz mal için belirlediði bedel, kamulaþtýrma deðeri.
karesel ortalama hata [Ýng. root mean square error, standart deviation, standart error]: Bir ölçünün doðruluðunu ya da duyarlýlýðýný gösteren ve ölçü hatalarýnýn ya da düzeltmelerin karelerinin toplamýnda hesaplanan ölçüt, ortalama hata, standart sapma.
kasaba haritasý [eski: halihazýr harita, Ýng. town map]: Kasaba belediyelerinin yönetimlerince, her türlü mekansal düzenlemeye altlýk olmasý için yaptýrýlan, harita, durum haritasý.
kat: Bir binada yatay iki döþeme arasýnda kalan ayný düzeydeki dairelerin, odalarýn, koridorlarýn tümü.
kat alaný katsayýsý: Bir yapýnýn bütün katlardaki alanlarý toplamýnýn parsel alanýna bölünmesi ile elde edilen katsayý, KAKS.
kat irtifaký: Yapýlmakta olan ya da yapýlacak binalarýn baðýmsýz bölümlerinde kurulacak kat mülkiyetine esas olmak üzere iyenin arsa payýna baðlý olarak kurulan hak.
kat irtifak hakký: Yapýlmakta ya da yapýlacak olan bir binanýn binalarýn baðýmsýz bölümlerinde kurulacak kat mülkiyetine esas olmak üzere, iyenin arsa payýna baðlý olarak oluþturulan hak, kat irtifaký.
kat iyeliði: Tamamlanmýþ bir binanýn baðýmsýz bölümlerinde,taþýnmaz malýn iyesi veya iyeleri tarafýndan kat mülkiyeti yasasýna göre kurulan mülkiyet, kat mülkiyeti..
kaynak hakký: Ýyesi olmadýðý bir taþýnmazdaki kaynaktan yararlanma ve bu kaynaðýn suyunu kendi taþýnmaz malýna akýtma hakký.
kent bilgi sistemi [Ýng. urban information system]: Kent yönetimine yardýmcý olmak, mekanla ilgili karmaþýk sorunlarýn çözümünde ve saðlýklý kararlarýn alýnmasýnda kolaylýklar saðlamak için kurulan ve uygulanan coðrafi bilgi sistemi.
kentbilim [eski: þehircilik, Ýng. urban science]: Kentlerin deðiþip büyümesini, bayýndýrlaþmasýný, saðlýklý geliþmesi ile ilgili düzenlemelerle uðraþan bilim dalý.
kent haritasý [eski: halihazýr harita, Ýng. city map]: Kent belediyelerince her türlü mekansal düzenlemelere altlýk olmasý için yaptýrýlan, 1/500-1/1000 ölçekli harita, durum haritasý.
kent planlamasý [eski: þehir planlamasý, Ýng. urban planning]: Bir kentteki tüm arazi çalýþmalarýný, arazi kullaným biçimleri ile gereksinimlerini, kentin gelecekteki geliþme durumunu inceleyen, buna göre düzenlenen plan, program ve projeler bütünü. Kentsel tasarlama.
kentsel alan düzenlemesi: Yerleþme bölgelerinin geliþip güzelleþmesi, yaþam koþullarýna uygun duruma getirilmesi için yapýlan düzenleme çalýþmasý.
kýraç arazi: Verimsiz, sulanamayan ,bitek olmayan arazi, kýraç toprak.
kýrsal alan [Ýng. rural area]: Üretimi tarýma dayalý kýrsal nüfusun yaþadýðý, çalýþtýðý alan.
kýrsal alan düzenlemesi [Ýng. land consolidation]: Tarým alanlarýnda en uygun tarýmsal verimin alýnmasý için taþýnmaz mal sýnýrlarýnýn ve iyelerinin, belirli ilkeler uygulayarak, yeniden düzenlenmesi, arazi düzenlemesi, arazi toplulaþtýrmasý, toplulaþtýrma.
kýþlak: Kýþýn barýnýlan yer, göçebe oymaklarýn hayvanlarý ile birlikte konakladýklarý yer.
kýyý alanlarý yönetimi [Ýng. coastal zone management]: Kýyý sularýný ve su havzalarýný kirlilikten korumak ve saðlanacak yararý en büyükleþtirmek amaçlý yönetim türü.
kýyý çizgisi [Ýng., coastal line]: Deniz, göl ve akarsu kenarlarýnda, herhangi bir anda suyun karaya deðdiði noktalarý birleþtiren çizgi.
kýyý kenar çizgisi: Deniz, göl ve nehirlerin kýyý çizgisinden sonra, kara yönünde olmak üzere belirli koþullar göre tanýmlanmýþ kamuya ayrýlan alanýn sýnýrý.
komþu alan [eski: mücavir alan]: Kentlerin geliþme alanlarýndaki yapýlaþmanýn denetim altýna alýnabilmesi, yasalara uygun yapýlaþmanýn saðlanmasý için, kent yönetim sýnýrlarýnýn geniþletildiði alan.
kontrol noktasý [Ýng. control point]: Ayrýntý noktalarý ölçmelerinin yapýlabilmesi için oluþturulan, koordinatlarý bilinen, nirengi, poligon vb nokta.
kontrol ölçmesi [Ýng. control surveying]: Ayrýntý noktalarýnýn ölçmelerine temel olacak kontrol noktalarýnýn elde edilmesi için yapýlan ölçmeler.
konum planý [eski: vaziyet planý, Ýng. plan]: Bir arsa üzerinde yapýlan, blok veya ayrý ayrý birden fazla yapýnýn, arsa içindeki konumu, varsa özel yol, yeþil alan, spor tesisleri gibi ortak yerleri gösteren ve belediyece onanmýþ plan.
koruma alaný: Taþýnaz mal, kültür ve doða varlýklarýnýn korunmasý ya da tarihi çevre içinde korunmalarý zorunlu olan alan. sit alaný.
köy kurulu [eski:köy ihtiyar heyeti]: Köylerde muhtarlýklarda bazý yetkileri bulunan, seçimle göreve gelmiþ üyelerden oluþan kurul.
köy sýnýr belgesi: Köy kurullarýnca düzenlenen, varsa anlaþmazlýklarý gösteren, köy sýnýrlarýný tanýmlayan belge.
köy yenileme: Köy yerleþim alanlarýnýn yeniden düzenlenmesi.
köy yerleþim alaný: Belediye ve komþu alan sýnýrlarý dýþýnda, köy ve mezralarýn en dýþýndaki evlerin 100'er m. dýþýndan geçirilerek oluþturulan alan, yerleþik alan.
kutupsal ölçme yöntemi [Ýng. tacheometry]: Kontrol noktalarýndan uzaklýklarý ve doðrultularý ölçerek ayrýntý noktalarýnýn konumlarýnýn bulunmasýný saðlayan ölçme yöntemi, takeometre yöntemi.
küresel Konumlama Sistemi [Ýng. global positioning system - GPS]: Yapay uydulardan gönderilen sinyalleri alan, gerekli hesaplamalardan sonra noktanýn üç boyutlu konumunun cm duyarlýðýnda bulunmasýný saðlayan ölçme sistemi. GPS.
kütlesel deðerleme [Ýng. mass vauation, mass appraisal]: Bir grup taþýnmaz malýn tanýmlanmýþ deðerinin, belirli bir tarihte belirli ilkelere göre, toptan saptanmasý.
mahalle kurulu [eski: ihtiyar heyeti]: Mahallelerde, muhtarlýklarda bazý yetkileri bulunan, seçimle göreve gelmiþ üyelerden oluþan kurul.
mekansal bilgi sistemi [Ýng. spatial information system]: Temel altlýðý büyük ölçekli haritalar olan coðrafi bilgi sistemi, coðrafi bilgi sistemi.
meydan [Ýng. square]: Genel olarak trafiðe kapalý, dolaþmaya ve dinlenmeye elveriþli duruma getirilmiþ, konser, toplantý vb etkinlikler için kullanýlan, kent içindeki geniþ alanlar. alan.
mirasçý [eski: varis]: Ölen bir kiþinin mal varlýðýndan hak sahibi olan kiþi.
mevzii imar planý: Mevcut planlarýn yetersiz kalmasý veya yeni yerleþim alanlarýnýn kullanýma açýlmasý, sosyal ve teknik altyapý ihtiyaçlarýný kendi bünyesinde saðlayan, raporuyla bir bütün olan imar planý.
mirasbýrakan [eski: muris]: Ölümü sonucu, hakkýnda miras hukuku hükümlerinin uygulandýðý kiþi.
nirengi [Ýng. triangulation]: Arazide, kenarlarý birkaç km ya da daha büyük olan üçgenler oluþturarak ve bu üçgenlerin açýlarýný ölçerek, ayrýntý ölçmelerine temel oluþturacak bir kontrol aðý kurma iþi, Üçgenleme.
nirengi noktasý [Ýng. triangulation point]: Nirengi yöntemini uygulayabilmek ve ayrýntý noktalarýnýn ölçülmesine de temel olabilmesi için arazide oluþturulan üçgenlerin köþe noktalarý, üçgenleme noktasý.
orman haritasý [Ýng. forest map]: Orman yönetimi için yapýlan, üzerinde aðaç türleri vb ormancýlýk bilgileri bulunan harita.
orman kadastrosu [Ýng. forest cadastre]: Orman alanlarý için uygulanan Türkiye’ye özel kadastro türü.
orman tahdit krokisi [eski:orman tahdit krokisi]: Orman Kadastro Komisyonlarýnca arazide düzenlenen orman sýnýrlarýný gösteren kroki.
orman tahdit sýnýrý: Orman sýnýrlandýrma iþlemi sonunda ortaya çýkan ve daha sonra kadastro ölçmelerine dayanak olacak þekilde kroki üzerinde tanýmlanan sýnýr.
orman yönetimi [Ýng. forester management]: Ormanlarýn yetiþtirilmesinden, bakýmýndan, korunmasýndan ve geliþtirilmesinden sorumlu ve görevli yönetim, etkinlikleri temel alan yönetim türü.
ortofoto harita [Ýng. orthophoto, orthophoto map]: Hava fotoðraflarýnýn geometrik düzeltmeleri sonunda, niteliði alýþýlmýþ çizgi harita ile ayný olan, üzerine harita bilgileri de eklenmiþ fotoðraf görünümlü harita, Ortofoto.
ortogonal ölçme yöntemi [Ýng., orthogonal measuring method]: Arazide, dik açý oluþturan bir prizma ve uzunluklarý da çelik þeritle ölçerek uygulanan bir ölçme yöntemi, prizmatik ölçme yöntemi.
oturma hakký [eski: sükna hakký, Ýng. right of habitation]: Bir binadan veya onun bir bölümünden, baþkasýna devredilemeyen ve mirasçýlara geçmeden konut olarak yararlanma hakký.
Ölçme Bilgisi [Ýng. surveying]: Yer yüzeyindeki doðal ve yapay ayrýntýlarýn, konumlarýnýn ve yüksekliklerinin belirlenmesine yönelik ilkeleri, ölçme ve deðerlendirmeleri içeren, geometri biliminin uygulamasý olan bilim dalý.
Topoðrafya.
ölçme doðruluðu [eski:ölçme hassasiyeti, Ýng. surveying accuracy]: Ölçülen ya da ölçülerden hesaplanan büyüklüklerin gerçek deðere yakýnlýðýný gösteren, karesel ortalama hata ile ifade edilen nicelik.
ölçme duyarlýðý [eski:ölçme hassasiyeti, Ýng. measument precision, surveying precision]: Ölçülerin ve ölçü sonuçlarýnýn birbirine yakýnlýðýný gösteren, karesel ortalama hata ile ölçülen nitelik, ölçme inceliði.
ölçme hatasý [Ýng. cadastral surveying error]: Ölçme sýrasýnda ortaya çýkan, düzenli ya da düzensiz, kaçýnýlamaz türden hatalar, bu hatanýn büyüklüðü.
ölçü krokisi [Ýng. field sketch]: Takeometrik ve prizmatik ölçmeler sýrasýnda arazide çizilen, noktalarýn, çizgilerin ve alanlarýn topolojik özelliklerini gösteren çizim.
öncelikli alým hakký [eski: þuf’a hakký]: Yasal ya da sözleþme ile doðan, baþkasýna satýlmasý durumunda taþýnmaz malýn kararlaþtýrýlan bedelle kendisine devrini isteme yetkisi veren hak, öncelikli alým hakký.
pafta: Belirli ölçekteki büyük harita, plan veya modeli oluþturan ayrý parçalardan her biri.
parsel cephesi: Yola bakan parsel sýnýrý ve bu sýnýrýn uzunluðu, cephe.
parsel köþe noktasý [Ýng. boundary corner]: Parsel sýnýrlarýný oluþturan kýrýk çizgilerin köþe noktalarý, parsel kýrýk noktasý.
parsel numarasý [Ýng. parcel number]: Her kadastro adasýnda, parsellere 1'den baþlayarak artan sýrada verilen numara.
parsel oluþturma [eski: parsel ihdasý]: Ýmar planý uygulamasý sonucu kapanan yol nedeni ile oluþan yeni parselin tescili amacýyla yapýlan iþlem.
parsel sýnýrý [eski: parsel hududu, Ýng. property boundary]: Yol, meydan vb ortak kullaným alanlarý ya da komþu parsel ile ortak olan, fiziksel ya da kavramsal çizgi. sýnýr.
parsel tanýmlayýcýsý [Ýng. parcel identifier]: Tanýmlanmýþ bir referans sistemine göre, parselleri tek anlamlý olarak tanýmlayan, uzun harf ve sayýlardan oluþan parsel numarasý, parsel kodu
parselasyon [Ýng. parcelling, land subdivision]: Ýmar yasasýna uygun biçimde yol, Meydan, yeþil alan vb kamu hizmetleri ile yerleþim alanlarý için bir arazinin parçalara ayrýlmasý iþi.
parselasyon planý [Ýng. subdivision plan]: Ýmar planlarýna uygun olarak yapýlan, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dýþýnda ise il idare kurulunun onayý ile kesinleþen, bir ay süre ile halka duyurulan plan.
pay [eski: hisse, Ýng. portion]: Bir taþýnmazda tam iyeliðin bir bölümüne karþý gelen oran.
pay birleþtirme [eski: hisse birleþtirme]: Bir taþýnmaz malda, ayný iyeye ait paylarýn birleþtirilmesi.
pay devri [eski: hisse devri]: Elbirliði iyeliðinde, bir iyenin, payýný diðer iyeye devretmesi.
paydaþlýðýn giderilmesi [eski: izaleyi þuyu, þuyunun izalesi, Ýng. partition]: Birden çok iyesi bulunan bir taþýnmaz malýn yargý kararý ile satýlarak, satýþ bedelinin pay oranlarýna göre bölünmesi iþlemi.
paylý taþýnmaz mal [eski: hisseli taþýnmaz mal]: Birden çok kiþinin, belirli paylarla iye olduklarý taþýnmaz mal.
peyzaj [Ýng. landscape]: Bir yörenin doðal görünüþü ya da bu doða üzerinde insan yapýsý nesneler ile birlikte görünümü, görünüm.
peyzaj düzenlemesi [Ýng. landscape design]: Bitki örtüsü vb doðal ya da yapay öðeleri düzenleyerek doðayý baþkalaþtýrma sanatý ve iþi.
peyzaj koruma: Var olan doðal görünümü koruma, bunlarýn geliþtirilmesi, iyileþtirilmesi yönündeki çalýþmalar.
proje [Ýng. project]: Bir amacý gerçekleþtirmek için bir arada bulunan, baþlangýcý ve bitimi tanýmlanmýþ, etkinlikler bütünü.
proje izleme [Ýng. project monitoring]: Bir projenin planlanan biçimde ve nitelikte, programlanan zamanda ve öngörülen kaynaklarla gerçekleþme durumunun izlenmesi, baþarý durumunun belirlenmesi.
proje planlamasý [Ýng. project planning]: Projeyi oluþturan iþlerin sýralarýnýn, uygulanacak yöntemin ve kullanýlacak kaynaklarýn belirlenmesi, iþ planýnýn yapýlmasý.
proje yönetimi [Ýng. project management]: Bir projenin gerçekleþtirilmesi için gerekli planlama, programlama, çalýþmalarý izleme, gerektiðinde önlem alma gibi tüm etkinlikleri içeren ve projenin bitirilmesi ile son bulan yönetim türü.
proje yönetim tekniði [Ýng. project management technique]: Projelerin planlama, programlama ve çalýþmalarýn izlenmesinde yararlanýlan kritik yol yöntemi, vb bilimsel yaklaþým.
rakabe: Osmanlý imparatorluðu zamanýnda topraðýn çýplak mülkiyeti.
reaya: Osmanlý imparatorluðunun ilk yýllarýnda, askeri sýnýfýn dýþýnda kalan özellikle tarým ile uðraþan halk topluluðu, sonralarý müslüman olmayan topluluk.
resmi senet: Taþýnmaz malýn mülkiyetinin veya mülkiyet dýþýndaki bir hakkýn devri için, tapu sicil memurunca düzenlenen ve yetkilinin huzurunda taraflarca imzalanan belge. akit, sözleþme.
röper [Ýng. referencing]: Nirengi, poligon vb kontrol noktalarýnýn kolayca bulunmasý, yok edilmeleri durumunda yeniden oluþturulmasý için yakýn çevredeki belirgin ve deðiþmez noktalara uzaklýklarýný ölçülerek iliþkilendirilmesi.
röper krokisi [Ýng. referencing sketch]: Röper noktalarýný, röper ölçü ve deðerlerini gösteren kroki.
röper noktasý [Ýng. reference mark]: Röper ölçüleri için seçilmiþ, çoðu kez bronz çivi, yaðlý boya v.b ile iþaretlenmiþ belirgin noktalar, röper iþareti.
saða deðer [Ýng. easting value]: Ölçek katsayýsý ile deðiþtirilmiþ Gauss-Kröger projeksiyonu Y koordinatýna 500 000 eklenmiþ ve baþýna dilim numarasý yerleþtirilmiþ, saða doðru artan koordinat deðeri.
saklý pay [eski: mahfuz hisse]: Mirasçýnýn yasa ile güvence altýna alýnmýþ alýnmýþ miras payý, korunan pay.
satýn alma hakký [eski: þufa hakký, Ýng. option to purchase]: Bir taþýnmaz malý belirli bir süre içinde ve belirli bir bedelle satýn alma hakký.
sayýsal harita [Ýng. digital map]: Harita bilgileri sayýsal olan, bilgisayar dosyalarýnda saklanan, bilgisayar ekranýnda görüntülenebilen, otomatik çizicide çizgisel ürüne dönüþtürülebilen harita türü, dijital harita.
sayýsal kadastro [Ýng. numerical cadatre]: Taþýnmaz mal sýnýrlarýný oluþturan parsel köþe noktalarýnýn koordinatlarla tanýmlanmýþ kadastro türü, nümerik kadastro.
sayýsallaþtýrýcý [Ýng. scanner]: çizgi haritalarý ve planlarý tarayarak sayýsal harita biçimine dönüþtüren donaným.
sayýsallaþtýrma [Ýng. digitizing]: Çizgi haritalarý ve planlarý sayýsal harita biçimine dönüþtürme iþi.
sýklaþtýrma [eski: teksif, Ýng. densification]: Yüksek derece nirengi noktalarýndan açýlar ölçerek yeni üçgenleme noktalarýnýn oluþturulmasý, sýklaþtýrýlmasý iþi.
sýnýr aþmasý [eski: sýnýr tecavüzü, Ýng. novation]: Komþu taþýnmaz mal iyesinin, kendi yararýna taþýnmaz mal sýnýrýný deðiþtirmesi.
sýnýrlandýrma [eski: tahdit]: Kadastro ölçmelerinden önce ya da ölçmeler sýrasýnda parsel sýnýrlarýnýn, iyelerinin belirlenerek bu bilgilerin bir krokide gösterilmesi.
sýnýrlandýrma krokisi [eski: tahdit krokisi]: Kadastro ölçmelerinden önce ya da ölçmeler sýrasýnda taþýnmaz mallarla ilgili iyelik, sýnýr vb hukuki inceleme sonuçlarýnýn üzerinde gösterildiði, daha sonraki kadastro planlarýnýn çizimine de temel olan kroki, tasarruf krokisi.
sýnýrlý ayni hak: Sahibine, mülkiyet hakkýnýn verdiði yetkilerden ikisi olan kullanma ve yararlanma haklarýndan birini ya da her ikisini saðlayan hak.
sit alaný: Doðal ya da insan eliyle yapýlmýþ, özel bir fiziksel, tarihsel, bilimsel, ekolojik vb önemi bakýmýndan korunmasý ve deðerlendirilmesi gereken çevre.
sosyal altyapý [Ýng. sociale infrasturucture]: Saðlýklý bir çevre oluþturmak amacýyla yapýlmasý gereken eðitim, saðlýk, dini, kültürel ve idari yapýlar ile park, çocuk bahçeleri gibi yeþil alanlar.
sözleþme [eski: akit, Ýng. contract]: Ýki veya daha çok kiþinin, kuruluþun hukuki bir dayanak oluþturmak amacýyla, karþýlýklý ve birbirlerine uygun isteklerini belirtmeleri ile gerçekleþtirilen iþlem.
sözleþmeli iþlemler [eski: akitli iþlemler]: Tapu Sicil birimlerinde resmi senet düzenlenerek yapýlan alým, satým, taksim, ipotek vb iþlemler.
sözleþmesiz iþlemler [eski: akitsiz iþlemler]: Resmi senet gerektirmeyen, tapu sicil birimlerinde yapýlan ayýrma, birleþtirme, deðiþiklik vb iþlemler.
sözleþmeli öncelikli alým [eski: sözleþmeli þüfa hakký]: Sözleþme ile oluþturulan öncelikli yasal alým hakký.
standart topoðrafik fotogrametrik harita [Ýng., standart topografphic and photogrametric map]: 1988 tarihli yönetmeliðine göre, fotogrametrik yöntemle üretilmiþ,1/5000 ölçekli topografik harita. STF Harita.
standart topoðrafik harita [Ýng. standart topografphic map]: 1958 yýlý yönetmeliðine göre, fotogrametrik yöntemle üretilmiþ,1/5000 ölçekli topografik harita. ST Harita.
standart topoðrafik kadastral harita [Ýng. standart topografphic cadastral map]: Arazide bütünleme ve kadastro çalýþmalarý yapýlarak kadastro haritasýna dönüþtürülmüþ STK harita.
su kaynaklarý yönetimi [Ýng. water resource management]: Su kaynaklarýnýn saðlanmasý, kullanýlmasý, korunmasý ve daðýtýmý gibi etkinlikleri içeren yönetim.
su saðlama sistemi [Ýng. water suppply system]: Ýçme suyunun kaynaktan tüketiciye kadar toplanmasý, iþlenmesi, depolanmasý ve daðýtýmýný içeren sistem.
su toplama çizgisi [Ýng. watershed line]: Su toplama havzalarýný birbirinden ayýran, yüksek noktalardan geçen sanal çizgi.
su toplama havzasý [Ýng. drainage basin]: Yaðmur sularýnýn belirli bir çýkýþa doðru, sürekli olarak akmasýný saðlayan yeryüzü parçasý, drenaj havzasý.
sulak alan [Ýng. wetland]: Doymuþ toprak koþullarý gerektiren bitki örtüsünü ya da su yaþamýný besleyecek yeterli yerüstü ya da yer altý sularýna sahip, türbalýk, bataklýk gibi alanlar, balýk ve su kuþlarýna yetiþme ortamý saðlayan vahþi ortamlar.
sürdürülebilir geliþme [Ýng. sustainable development]: Bu günün ve geleceðin gereksinimlerini, geleceði tehlikeye sokmadan, karþýlanmasýna olanak veren ekonomik büyüme modeli, sürdürülebilir kalkýnma.
sürüm deðeri [Ýng. market value]: Serbest ve rekabetçi piyasa koþullarýnda bir taþýnmaz malýn en olasýlý satýþ deðerinin parasal karþýlýðý, piyasa deðeri.
þerh [Ýng. note, annotation]: Üçüncü kiþileri uyarmak için, tapu kütüðünün ilgili bölümüne yazýlan bilgi, not.
taban alaný katsayýsý: Bir bina arsasýnýn toplam büyüklüðü ile o arsa üzerine inþa edilecek binanýn izin verilen en büyük alanýna oraný, TAKS.
takeometre [Ýng. tacheometer]: Bir üçayak yardýmý ile poligon vb noktalar üzerine yerleþtirilerek ayrýntý noktalarýna olan yatay ve düþey doðrultularý ve mira yardýmý ile eðik uzaklýklarý ölçen alet.
tapu kütüðü [Ýng. the book of real estate registers]: Köy ve mahalle temeline göre tutulan, her parsel ya da baðýmsýz bölüm için birbirine bakan karþýlýklý iki sayfa ayrýlan; iyelerinin sürekli hak ve yükümlülükleri ile yüzölçümü ve niteliðinin yazýldýðý, Devlet güvencesi altýnda olan büyük defter, ana sicil.
tapu senedi [Ýng. land sertificate]: Taþýnmaz mal üzerindeki iyelik hakkýný tanýmlayan ve tapu sicil birimlerince mal sahiplerine verilen belge, tapu.
tapu sicil bölgesi: Tapu sicillerinin tutulmasý için görevlendirilen Tapu Sicil Müdürlüklerinin yetki alaný.
tapu sicil müdürü [eski: tapu sicil muhafýzý, Ýng. land registrar]: Taþýnmaz mallarla ilgili, alým, satým, ipotek, baðýþlama vb iþlemleri yapmaya yetkili memur.
tapu sicili [Ýng.land register]: Taþýnmaz mallar ile ilgili iyelik hak ve yükümlülüklerini, nitelikleri, nicelikleri gösteren ve Devlet güvencesinde tutulan kayýtlarýn tümü.
tapu tahriri [Ýng. land register, negative cadastre]: Güvenilir bir yöntemle yapýlmýþ kadastro planlarýna gereksinim olmayan, taþýnmaz mallarýn sadece mülkiyet bilgilerinin güvence altýnda olduðu bir ilkel kadastro türü.
tapu tahsis belgesi: Ýmar kurallarýna aykýrý olarak bir baþkasýnýn veya kamu taþýnmaz malýný iþgal eden kiþilere verilen belge.
tarla [Ýng. field]: Tarým amaçlý kullanýlan arazi, kýrsal alandaki taþýnmaz mal.
tasarruf incelemesi: Kadastro sýrasýnda, taþýnmaz mal ile ilgili iyelik durumunu, hak ve yükümlülükleri belirlemek için yapýlan iþlemler.
tasarruf kontrol memuru: Kadastro sýrasýnda, taþýnmaz mal ile ilgili iyelik bilgilerini ve vara taþýnmaz yükümlülüklerini kontrol ile görevli memur.
taþýnmaz mal [eski: gayrýmmenkul mal, gayrýmmenkul, Ýng. real estate, real property]: Yasalarla getirilen kýsýtlamalar dýþýnda, iyelerine diledikleri gibi kullanma hakkýna konu olan yer yüzeyi parçasý, topraðýn altý ve üstü ve tüm yapýlar, taþýnmaz.
taþýnmaz mal deðerlemesi [Ýng. land valuation]: Yasalarla belirlenmiþ ilke ve kurallara göre, taþýnmaz mallara deðer biçme iþlemi Taþýnmaz malýn durumuna uygun yöntemlerden birini kullanarak, taþýnmaz malýn deðerleme yapýldýðý gündeki bedelini saptama iþlemi.
taþýnmaz mal edinim hakký [eski: gayrimenkul iktisap hakký]: Bir taþýnmaz mala sahip olma, kazanma biçimi.
taþýnmaz mal iþgali [Ýng. real estate occupation]: Kendisine ait olmayan bir taþýnmaz malý ele geçirmek, iyelik hakký saðlamak amacýyla, o taþýnmaz üzerine yerleþmek, yapý yapmak vb yasal olmayan eylem, iþgal.
taþýnmaz mal yükümlülüðü [eski: gayrimenkul mükellefiyeti]: Bir taþýnmaz mal üzerinde oluþturulmuþ yükümlülüklerin gene adý, taþýnmaz yükümlülüðü.
taþkýn alaný [Ýng. flood plain]: Taþkýn kaynaðýnýn yakýnýndaki vadi tabaný, genellikle aþkýna uðrayan alan.
taþkýn alaný yönetimi [Ýng. flood plain management]: Taþkýn alanlarýnýn kullanýlabilmesine, görülecek zararlarýn en aza indirilmesine yönelik planlama, programlama, uygulama vb etkinlikleri ieren yönetim biçimi.
taþkýn denetimi [Ýng. flood control]: Taþkýnlarýn yol açtýðý zararlarý denetlemek, ya da en aza indirmek için kullanýlan set, kanal, bent ve baraj gibi, yapýlar.
tavan deðeri: Normal ekonomik koþullarda oluþan taþýnmaz malýn en yüksek deðeri
teraslama [Ýng. terracing]: Suyun yüzey akýþýný denetlemek ve toprak erozyonunu en aza indirmek için bir yamaçta eþ yükseklik eðrilerine paralel toprak basamaklarýnýn oluþturulmasý.
tescili [eski: gayrimenkul tescili, Ýng. registration]: Taþýnmaz malýn üzerinde oluþturulmuþ yükümlülüklerin gene adý, taþýnmaz yükümlülüðü.tapu kütüðüne yazýmý,
temlik hakký [Ýng. right of alienation]: Bir kimsenin sahibi olduðu bir menfaat veya eþyayý bir baþkasýna devretme hakký.
terkin [Ýng. delete]: Tapu kütüðündeki bir bilginin geçersiz duruma getirilmesi, yok edlmesi.
týmar: Selçuklular ve Osmanlýlarda belirli görevler karþýlýðý kullaným hakký kiþilere verilen ve yýllýk geliri 3-20 bin akçe olan toprak.
toplama kanalý [Ýng. interceptor sewer]: Akýntýyý ana kanallarda toplayýp arýtma tesisine taþýyan büyük kanal.
topoðrafik harita [Ýng. topographical map]: Yeryüzeyini eþyükselti eðrileri ile gösteren harita.
topoðrafya [Ýng. surveying, topography]: Vadi, dað, tepe ve engebe gibi yer yüzeyinin fiziksel özelliði ve biçimi.
toprak [Ýng. soil]: Mineral ve organik maddelerin parçalanarak ayrýþmasý sonucu oluþan, yeryüzünü ince bir tabaka halinde kaplayan, bitki üretici nitelikleri olan canlý ve doðal kaynak.
toprak aðasý [Ýng. landlord]: Ýyesi olduðu geniþ topraklarýný, kira ya da belirli hizmet karþýlýðý ve belirli bir süre için baþkalarýnýn kullanmasýna izin veren kiþi.
toprak çökmesi [Ýng. land subsidence]: Yer altýndaki maden, kömür vb madenlerin çýkarýlmasý sonucunda yer yüzeyinin çökmesi.
toprak derecelendirme [Ýng. soil graduation, soil classification]: Tarým topraklarýnýn niteliklerine göre sýralama iþlemi.
toprak erozyonu [Ýng. soil erosion]: Havanýn etkisi ile toprak parçacýklarýnýn ufalanmasý ve sonra da rüzgar ve su ile taþýnmasý süreci.
toprak haritasý [Ýng. soil map]: Toprak türlerini ve sýnýrlarýný gösteren, genellikle orta ölçekli tematik harita.
toprak kaymasý [Ýng. mass wasting]: Yerçekimi etkisiyle, kaya ya da topraðýn, yavaþ yavaþ, ya da birdenbire aþaðý doðru hareketi.
toprak koruma [Ýng. soil conservation]: Erozyon nedeni ile topraðýn bozulmasýný, denge kaybýný en aza indirmek için yapýlan çalýþmalar.
toprak reformu [Ýng. land reform]: Büyük topraklarýn belirli bir sýnýrý aþan bölümlerinin, rasyonel iþletmeler kurulmasýna elverecek biçimde, toprak iyelik düzeninin iyileþtirilmesi.
uygulama haritasý: Uygulama imar planýnda öngörülen eksen ile, kent ve kasaba haritalarýnýn üst üste çalýþtýrýlmasý sonucu elde edilen harita, aplikasyon haritasý.
uygulama imar planý [Ýng., eski: ]: Ana plana uygun olarak hazýrlanan, yapý adalarýný, yollarý, yoðunluklarý vb bilgileri gösteren plan.
ülke koordinat sistemi [eski: memleket koordinat sistemi, Ýng. national coordinate system]: Ülke temel aðlarý ve tanýmlanmýþ bir projeksiyon sisteminde oluþturulmuþ, tüm ölçme uygulamalarýnda kullanýlmasý zorunlu olan standart koordinat sistemi ulusal koordinat sistemi.
üst hakký [Ýng. rihgt of construction]: Bir baþkasýnýn taþýnmaz malýnýn altýnda veya üstünde yapý yapmak ya da yapýlmýþ yapýyý koruma hakký.
vakýf [Ýng. dedication endowment]: Gerçek ya da tüzel kiþilerin taþýnmaz mallarýný ve haklarýný, bir hizmetin gelecekte de yapýlabilmesi için, ayýrmalarý sonucu yargý kararý ile kurulan tüzel kiþilik.
veraset senedi: Mirasçýya, baþvurusu üzerine sulh hukuk mahkemesince verilen ve onun mirasçýlýk niteliðini kanýtlamasýna ve kalýt üzerinde tasarrufta bulunmasýna yarayan belge.
vergi deðeri [Ýng. tax value]: Bina ve arazilerin beyan tarihinde, yasalarda belirtilen koþullarda hesaplanan deðeri.
vergi kadastrosu [Ýng. fiscal cadastre]: Topraklardan alýnacak belirleme amacý olan kadastro türü, mali kadastro.
yapay sýnýr [Ýng. physical boundary]: Taþýnmaz malýn sýnýrlarýný gösteren, tahta perde çit, duvar, vb yapýlar.
yararlanma hakký [eski: intifa hakký, Ýng. usufruct]: Bir taþýnmaz malýn iyesi olmaksýzýn belirli bir süre içinde ya da süresiz olarak yararlanma olanaðý tanýyan hak.
yardýmcý siciller [eski:feri siciller, Ýng. auxillary register]: Ana sicilleri tamamlamak üzere tutulan; mal sahipleri sicili, vekaletten azil sicili, düzeltmeler sicili, kamu orta mallarý sicili, hacizler sicili, muhaberat sicili.
yaylak: Hayvanlarýn yayýlýp, otlamasýna elveriþli kýrsal alan. otlak.
yenilenebilir enerji [Ýng. renewable energy]: Güneþ, rüzgar, jeotermal, su, biokitle, gelgit ya da nükleer enerji üreten reaktörler gibi kaynaklarýn ürettiði, kendiliðinden yenilenebilir, kullanmakla eksilmeyen enerji türü.
yeniden deðerleme süresi [Ýng. revaluation cycle]: Arka arkaya yapýlan iki kütlesel deðerleme arasýndaki süre.
yer altý suyu [Ýng. ground water]: Yerüstü su kaynaklarýndan sýzýntý ya da yaðmur yoluyla yenilenen yer yüzeyinin altýnda yataklanan su oluþumlarý.
yer gösterme [Ýng. setting marks, setting out]: Kadastro ya da parselasyon planlarýnda olan ve arazide olmayan parsel köþe noktalarýn arazide iþaretlenmesi, aplikasyon.
yer kontrol noktasý [Ýng. ground central point]: Fotogrametri yöntemi ile harita yapýmýnda, hava fotoðraflarýnýn çekiminden önce arazide oluþturulan, hava iþaretleri yapýlan, koordinatlarý yer ölçme yöntemleri ile elde edilen kontrol noktasý.
yerel Koordinat Sistemi [mahalli koordinat sistemi, Ýng. local coordinate system]: Baþlangýç noktasý ve eksenleri özel olarak seçilmiþ, iki ya da üç boyutlu koordinat sistemi, bölgesel koordinat sistemi.
yerleþik alan [eski: meskun alan Ýng. residential area]: Köy ve mezralarýn toplu olarak bulunduðu yerlerde mevcut binalarýn en dýþta olanlarýnýn dýþ kenarlarýndan belirli bir mesafede dýþýndan geçirilecek çizginin içinde kalan alan.
yerleþim alaný: Konut, konaklama, turizm, sanayi vb amaçlar için kullanýlmak üzere planlanarak yapýlaþmýþ veya eskiden beri bu amaçla kullanýlan ve planý bulunmayan yerleþik alanlar ile arsa niteliði kazanmýþ araziler.
yerleþim dýþý alaný [eski: gayrý meskun alan, Ýng. nonresidential area]: Yerleþim alaný dýþýnda kalan, kent ve kasaba alanlarý.
yeþil alan [Ýng. green space]: Kentlerde park, çocuk bahçesi, oyun alaný olarak ayrýlan yer.
yeþil kuþak [Ýng. green belt]: Bir yerleþim alaný çevresinde yer alan, yapýlaþma olmayan arazi kuþaðý.
yeter büyüklükte tarýmsal parsel: Makineli tarýmda toplam iþlem zamanlarý ve alan kayýplarýný optimum yapabilen, arazi nitelikleri, ürün deseni ve potansiyeline göre belirlenen ve daha fazla küçültülemeyecek en küçük tarým parseli büyüklüðü.
yevmiye defteri: Taþýnmaz malla ilgili olarak yapýlan baþvurularýn, tarih ve sýra numarasýna göre kaydedildiði ana sicil.
yola terk: Ýmar planlarýnda taþýnmaz mallarýn bir bölümünün açýlan yollara býrakýlmasý.
yönetim [eski: idare, sevk ve idare, Ýng. management, administration]: Kiþi ya da varlýklarla ilgili bir hedefe ulaþabilmek için, planlama, örgütleme, güdüleme ve denetleme iþlevlerinden oluþan etkinlikler bütünü.
yönetim sýnýrý [eski: idari hudut]: Genel ve yerel yönetimle ilgili olan mahalle, köy, ilçe ve il sýnýrlarý.
yukarý deðer [Ýng. northing]: Ölçek katsayýsý ile deðiþtirilmiþ, baþlangýcý ekvator düzlemi olan ve yukarý doðru artan Gauss Krüger projeksiyonu x koordinatý.
zabýt defteri: Kadastrodn önce kullanýlan defter ve baþvuru sýrasýna göre tutulan defter.
zaman aþýmý: [eski:müruru zaman, Ýng. lapse of time; prescription]: Bir hakkýn kazanýlmasý ya da kaybedilmesi için geçmesi gereken yasal süre.
zeamet: Osmanlý Ýmparatorluðunda, bazý görevler karþýlýðý kullaným hakký kiþilere verilmiþ toprak.
zilyet [Ýng. possessor]: Bir taþýmaz malýn iyesi olmaksýzýn ondan yararlanan ve onu kullanan, elmen.
zilyetlik [Ýng. possesion, occupation]: Ýyesi olmaksýzýn bir taþýnmaz maldan yararlanma ve onu kullanma, elinde bulundurma.